Sağlık Bakanlığı, bitki çayları için tarihi bir yönetmeliğe imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, tedavi edici ve koruyucu özelliği olan “Tıbbi Bitki Çayları” artık aktarlarda veya marketlerde satılamayacak. Vatandaşlar bu ürünlere sadece eczanelerden ulaşabilecek. Kurallara uymayan tesislere geçit verilmezken, her kutu ilaç gibi karekodla takip edilecek.
Doğadan gelen şifayı ticari suiistimallere karşı korumak ve halk sağlığını güvence altına almak için Sağlık Bakanlığı düğmeye bastı. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından hazırlanan yeni yönetmelikle, sıradan bitki çayları ile şifa amaçlı kullanılan “Tıbbi Bitki Çayları” birbirinden tamamen ayrıldı.

İşte mutfağımıza ve sağlığımıza doğrudan dokunacak yeni düzenlemenin satır başları:
Her bitkinin doğada aynı etkiyi göstermediği gerçeğinden yola çıkan bakanlık, standardizasyon getirdi. Gıda, hoş tat veya beslenmeye takviye amaçlı içilen normal meyve/bitki çayları; marketlerde, aktarlarda satılmaya devam edecek. Ancak üzerinde “şu hastalığa iyi gelir, tedavi eder, korur” ibaresi bulunacak, dozajı ve hazırlama şekli bakanlıkça onaylanmış gerçek tıbbi bitki çayları sadece eczanelerde satılabilecek.
Eczanelerdeki tıbbi çaylar için laboratuvar ortamında tür, alt tür ve kimyasal yapı (kemotipo) incelemesi zorunlu olacak. Eksiksiz yapılan ruhsat başvuruları 90 gün içinde tamamlanacak. En önemlisi ise, her bir tıbbi bitki çayı kutusuna karekod sistemi getirilecek. Ürün Takip Sistemi (ÜTS) sayesinde, tarladan veya ithalat bandından çıkıp eczane rafına gelene kadar her kutunun hareketi canlı olarak izlenecek. Sahte ve merdiven altı ürünün önüne geçilecek.
İnsan sağlığını doğrudan etkileyen bu sektöre çok katı bir mezuniyet şartı getirildi. Artık bu ürünleri piyasaya sürecek şahısların lisans mezunu olması, şirketlerin ise kadrosunda mutlaka yetkili bir uzman bulundurması gerekecek. Ürün güvenliği raporlarını hazırlayacak kişilerin ise tıp, eczacılık, kimya veya biyoloji alanlarından mezun, Türkiye’de meslek icra etme yetkisine sahip ve fitoterapi sertifikalı uzmanlar olması zorunlu olacak.
Yeni yönetmelikle Türkiye’nin zengin florasında yer alan veya sadece ülkemize özgü olan endemik bitkilerin tıbbi çay yapımında kullanılması desteklenecek. Ancak doğanın dengesini bozmamak adına üreticilerden; sürdürülebilir temin planları, bitkiyi kültüre alma (tarımını yapma) belgeleri istenecek. Nesli tehlike altında olan türler için ise uluslararası CITES sözleşmesine uygunluk beyanı sunulması zorunlu tutulacak.
Yurt içinde veya yurt dışında üretim yapan tüm tesislerin uluslararası İyi İmalat Uygulamaları (GMP) kılavuzuna uyması şart koşulacak. Bu sayede yerli şifalı çaylarımızın kalitesi tescillenerek dünya pazarına ihraç edilmesi kolaylaşacak. Ayrıca firmalar, miadı dolan bitkisel atıkların imhasından ambalajların geri dönüştürülebilir olmasına kadar tüm süreçte çevre risklerini raporlamak ve Atık Yönetimi kurallarına uymak zorunda olacak.